Yelkencilik

Yelkencilik bugün en seçkin deniz aktiviteleri arasında yer alıyor. Sürdürülebilir bir enerji olan rüzgar gücü ve yelkenler sayesinde dünyanın bir ucundan diğer ucuna yolculuk edebilmek mümkün. Denizlerin uçsuz bucaksız dünyasında yolculuk yapabilmek sizin de hayalleriniz arasında ise bu dünyaya Temel Yelken Eğitimi alarak başlayabilirsiniz. Elbette günümüzün son teknolojilerini taşıyan yelkenlilerden bugüne gelmek kolay olmadı…

Yelkenciliğin Tarihi

Yelkenciliğin bilinen tarihi 6000 yıl öncesine kadar dayanıyor. Fenikeliler’in M.Ö. 4000 yıllarında kütüklerin içini oyarak kare şeklinde yelkenlerle denize açıldığı biliniyor. Ancak yelkenlinin en basit hali olan bu yelkenliler rüzgarı yalnızca arkadan alabiliyorlardı.

M.Ö 3000 yıllarında ise ticaret gemileri yük taşıma amaçlı olarak yoğun bir biçimde kullanılmaktaydı. M.Ö. 1200 tarihlerine gelindiğinde Yunanlılar ve Fenikeliler artık büyük kargo gemileri inşa edebilecek teknoloji ve bilgiye sahiptiler. Fenikeliler yelkenlilerinde iki büyük direk kullanmaya başlayarak gemilerini daha hızlı hale getirmeyi başarmışlardı.

Yük dışında yolcu da taşımaya başlayan yelkenlileri yapan medeniyet ise Roma İmparatorlu’ydu. İnşa edilen 55 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğindeki yelkenliler hem yük hem de yolcu taşıyabiliyordu.

Rüzgara karşı yol alabilen ilk yelkenleri yapanlar ise Antik Mısırlılardı. Nil nehrini geçebilmek için üçgen yelken kullanarak rüzgara karşı seyir yapmayı başarmışlardı.

Aradan geçen binlerce yıl içinde yapılan yelkenliler artık kıtalar arası yolculuk yapabilicek kapasitedeydi. Kristof Kolomb, Pinto adlı yelkenlisiyle 1492’de yeni bir kıtaya ulaşmayı başarmıştı. Amerika’nın keşfedilmesi yelkenliler sayesinde olmuştu.

Dünyanın yuvarlak olduğunun kanıtlanması da yine yelkenliler sayesinde mümkün olmuştu. Ünlü kaşif Ferdinand Macellan, 1512 tarihinde İspanya'dan yola çıkmış ancak yolculuk sırasında hayatını kaybetmişti. Mürettebat yolculuğu tamamlama karar verdi ve İspanya’ya geri dönmeyi başardılar. Dünyanın yuvarlak olduğu bu dünya turu sayesinde ispat edilmişti.

İlk Yarışlar

İlk yat kulübü Water Club of Cork 1780 tarihinde İrlanda da kurulur. İlk yelkenli yarışları ise 1660 tarihinde İngiltere'de gerçekleştirilir. 1856 yılında Wight Adası çevresinde Amerikalılar ile İngilizler arasında yapılan ilk yelken yarışları yapıldıktan yaklaşık 50 yıl sonra, 1900 yılında yelken yarışı olimpiyat oyunlarına dahil ediliyor.

Türkiye’de Yelkencilik

Mustafa Kemal ATATÜRK'ün girişimleriyle 8 Nisan 1935 tarihinde, gerçek anlamda ilk Türk yelken kulübü, Moda Deniz Kulübü kurulur. Türk yelkencilerinin uluslararası platformda yarışmaya başlaması da bu tarihten sonra başlar.

Doğada olmak ve onu güçlerini kontrol edebilmek insanoğlunun tutkularından biri. Yelkencilik hem doğayla bir arada olmak hem de rüzgarı kontrol altına alıp dilediğiniz gibi yolculuk edebilmekle bu tutkuyu en fazla besleyen aktivitelerden.

Amatör olarak binlerce kişinin yaptığı yelkenli sporu kimileri için bir yaşam biçimi. Her yıl binlerce kişi yelkenlileri ile dünyayı dolaşıyor. Yelkenlisi ile dünyayı dolaşan ilk Türk denizci Sadun Boro ve eşi Oda Boro, zamanın kısıtlı teknolojileri ile 1965 yılında çıktıkları deniz yolculuğunu 1968 yılında Türkiye’ye dönerek noktalamayı başardılar. Günümüzdeki gelişmiş GPS teknolojileri ile artık bu hayal daha kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Tabi yine de havayı ve denizi çok iyi okumak ve gerektiğinde teknoloji yardımı almadan seyir yapabilmek hayati önemde.

Türkiye denizleri, lüks marinaları ve yelken eğitimleri ile yelkencilikte bir dünya markası. Tertemiz, bakir koyları, elverişli iklimi ile denizcilik için adeta bir cennet. Siz de yelkenlerinizi rüzgarla şişirip denizlerin uçsuz bucaksız, büyüleyici dünyasında yolculuk etmek isterseniz ilk adımınızı temel yelken eğitimi alarak atabilirsiniz.

Yelken eğitimi için althernas.com ile online rezervasyon yaptırabilir ve denizcilik dünyası ile tanışabilirsiniz.

Abone Ol
Bültenimize abone olarak yeni içeriklerden haberdar olabilirsiniz